Ana Sayfa

2013 - Aşıklar Yılı

  

Kişi ışığı hayal ederek değil, karanlığı bilincine taşıyarak aydınlanabilir. 

Ama ikinci yöntem hoş olmadığı için kabul görmez.

 

~ Carl Gustav Jung ~

          

  

Hepinize Merhaba,

 

Bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz. 1 Ocak 2013'ten itibaren dünyamız bir Aşıklar yılına girecek.

 

Aşıklar kartı babaevinden ayrılmaya karar verişi temsil eder. Marsilya Tarot'suna baktığımızda bu ayrılma kararının bir kadına olan aşk uğruna anneyi bırakış olarak resmedildiğini görürüz. Burada iki tema vardır, biri aşık olmak ki bu bir şeyi yüreğinde hissetmektir, diğeri ise karar vermiş olmaktır. İkisi birleştiğinde de yürekten, derinden isteyerek verilen bir karar teması çıkar ortaya. Yarım gönüllülük yoktur, kararlılık ve azim vardır. Ne olursa olsun bu karar verilmiş ve de uygulanacaktır. Bu karar çok önemli bir karardır, bir dönüm noktasını ve yol ayrımını temsil eder.

 

Bunu yazarken aklıma "Babam ve Oğlum" filmi geldi. Babaevini terketmiş olan oğlunun hasta olması dolayısıyla babasına torununu emanet etmek üzere eve dönüşü sonrası, oğlunun ölümcül hastalığının ağırlığına dayanamayan baba, oğlunun evi ilk terkedişiyle ilgili olarak, "Keşke kollarımı açıp yolunda dursaydım ve gitme oğlum deseydim," diye haykırır, ama ailenin teyzesi bunu yapmış olsa da oğlunu vazgeçirmesinin ne kadar imkansız olduğunu ona çok açık bir biçimde gösterir. İşte Araba kartının anlattığı karar böylesi bir karardır.

 

Aşık olma kısmına gelince, kişinin karşısındakini ne olursa olsun istediğini, yani "onu olduğu gibi istediğini" anlatır. Bu karşındakinin farklılığını kavrayarak ve kabul ederek onunla bir olmaya karar vermektir. Onun farklılığını ve seninle eşit olduğunu kabul etmektir.

 

Aydınlık yönüyle bakınca Aşıklar güzel bir karttır. Gönlünümüzü veririz, birisine, bir işe ya da bir ülküye ve bu uğurda bir araya gelmek, birlik oluşturmak, zıtlıkları aşmak ve uzlaşmak arzusu vardır. Karşıtlıkları birleştiren ve gerilimleri yumuşatan seçimleri yapma dürtüsü, ki bu bizden farklı olan şeyle yüzleşme demektir, Aşıklar kartında ifade bulur.

 

Ama hiç unutmamalıdır ki her kartın bir de gölge yanı vardır. Aşıklar (VI) kartının gölge yanını da Şeytan (XV) temsil eder. Bir kişiye ya da bir konuya dair bizi duygusal olarak hareket geçiren şey bizim içimizde baskıladığımız özellikleri, yani gölgemizi yansıtıyordur. Bu içsel bir motiftir ve ne kadar güçlü ise içimizde o kadar büyük bir kompleks var demektir. Ve Aşıklar kartı ile bu mekanizmaya giriş yaparız. Dolayısıyla Aşıklar kartının yürekten verilen kararla yola koyulma motifinde karanlık yönümüzü ne kadar bilincimize taşıyabilmiş, aydınlığa çıkarabilmiş ve onunla yüzleşebilmiş olduğumuz önemlidir. Aksi takdirde içimizdekileri dışarıya yansıtarak onlara kılıf uydurmaya çalışırız. Aynı hayvanları koruyorum derken insanları öldürmek, barış için savaşmak ya da din uğruna terör uygulamak gibi.

 

Daha önce yazdığımda okumamış olanlar için James Hollis’in “İyi İnsanlar Neden Kötü Şeyler Yaparlar” isimli kitabından bir alıntıyı bir kere daha paylaşmak istiyorum, "Kişisel gölge olduğu gibi birbirimizle girdiğimiz sosyal etkileşimden dolayı aramıza dağılmış, toplu ifadeye sızmış gölge de vardır. Bu gölgesel sızıntı kurumsallaştıkça onaylanmış olur.........Tetikte olmak, uyanık bir vicdana ve canlı bir bilince sahip olmak, vatandaşlık görevlerine bağlılık ve sağlıklı bir kuşkuculuk ile birleşince kurumların gölgelerine meydan okuyabilir. Kuşkuculuk, alaycı bir güvenmezlik veya vefasızlık değildir. Kuşkuculuk, en iyi niyetli kişide bile gölgenin var, etkin ve hareket halinde olduğuna inanır. Her kurumun, özellikle demokratik yönetişime kalkışanların sağlığı için kuşkuculuk kesinlikle gereklidir. Hükümetlerde veya büyük işletmelerde veya hayır kurumlarında mutlaka gölge vardır ve gündem etkindir. Herhangi bir kurumun sağlığı, tıpkı bireyin sağlığı gibi bireyin bilinçli olma isteğine bağlıdır. Ama kurumlar soyutturlar ve dolayısıyla, bireysel bilinçleri veya vicdanları yoktur, düşünmezler ve ahlaki seçim yapamazlar. Onlar bize bağımlıdırlar. Kurumların gölgelerini tanıma ve onlarla yüzleşme yetimiz, kişisel gölgemizi tanıma yetmiz ile başlar ve her zaman böyle devam eder."

 

Dolayısıyla 2013 yılında Aşıklar mı ön plana çıkıyor, yoksa onun gölgesi mi hep beraber yaşayıp göreceğiz. Dilerim tüm dünya yılın bir Şeytan yılı değil de bir Aşıklar yılı oluşunun avantajını kullanır ve Aşıklar'a meyleder.

 

Bu arada dünyamız daha önce ne zaman Aşıklar ve Şeytan yılındaymış diye bir göz atmakta yarar var. Birinci Dünya Savaşı bir Şeytan yılında çıkmıştır. İkinci Dünya Savaşı ülkemizin sınırlarına bir Şeytan yılında dayanmıştır. 1959 (1960 öncesi), 1968 (68 kuşağı) ve1977 (1 Mayıs 1977) ise birer Aşıklar yılıdır.

 

Yeni yılda aşklarınız bol, yolunuz ise açık olsun.

   

© Güneş İlhan, 05.12.2012, İstanbul

     

         

tarotdergisi@gmail.com

Başa Dön

© 2005-2013, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu sitedeki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.

Site Meter