Ana Sayfa

Tek Kişilik Dans Olmaz

   

   

      

Yaşamımızın ağı karışık bir iplikle örülmüştür, iyi ve kötü birlikte.

 

~ William Shakespeare ~

       

  

    

Hepinize Merhaba,

 

Geçen ay  Jim Carrey ve Morgan Freeman'ın oynadığı "Bruce Almighty(Aman Tanrım!)" isimli filmi bir kere daha seyrettim ve sanırım daha çok seyrederim. Kibirli bir insanın yolculuğunu ve dönüşümünü anlatan çok güzel bir film.

 

O filmde Jim Carrey'nin yapılan tüm duaları evet diye cevapladığı sahne ve bunun sebep olduğu felaketler zinciri bana Hajo Banzhaf'ın "Tarot ve Kahramanın Yolculuğu" kitabında Ermiş kartı ile ilgili bölümde söylediği bir şeyi hatırlattı:"Aslında sık sık Tanrı’ya bizi iyi ki en aptal dileklerimizi ve en “makul” planlarımızı gerçekleştirmekten koruduğu için yürekten şükretmek kesinlikle çok bilgece olacaktır." Yani dünya bizim bakış açımızdan bize karşı tümüyle iyi olursa bu evren için hiç de iyi olmaz. Neyseki evren kendisi bunu dengeler. Çünkü yaşamın ve evrenin özü dualite üzerine kuruludur. İyi ve kötü birlikte dans etmelidir. Tek kişilik dans olmaz.

 

Italo Calvino'nun "İkiye Bölünen Dekont" isimli kitabı bunu çok güzel betimlemektedir. İnsanlar savaş alanında atılan bir topla ikiye parçalanan dekontun kötü yanından bezdikleri için iyi yanından medet ummak şöyle dursun ondan da ölesiye bezerler. Neyseki ikisinin tekrar birleşmesi ile kurtuluş, yani mutlu son gelir.

 

Çin felsefesinde kötü, herhangi bir şeyin aşırısı olarak tanımlanır (ki bu bizim Şeytan kartımızın temasıdır). Yani iyinin aşırısı da kötüye dönüşür. Onun için iyi ile kötünün bütünleştirilerek dengelenmesi (Denge Kartı) gerekir. Ama ne yazık ki bizler içimizdeki kötü olarak tanımladığımız nitelik ve potansiyellere (Şeytan) kendilerini ifade etme şansı verip onlarla yüzleşmek ve onları yaşamımıza dahil etmek yoluyla dengelemek yerine onları öldürmeye (Ölüm kartı) çalışırız. Ve bu durum bizim onların daha da fazla tutsağı olmamıza (Şeytan) neden olur. Çünkü biz onları bilinçdışına itmişizdir ve onlar orada bizim kontrolümüz dışında işlev görmeye devam ederler. Halbuki bilince taşınmaları durumunda onlarla ne yapacağımızı çok daha iyi bilebiliriz.

 

İyi ve kötü bağlamında bir diğer konu ise gerçekleşmeyen rüyalarımızın bizim için ne kadar iyi oldukları, onların gerçekleşmemelerinin ise bizim için ne kadar kötü olduğudur. İşte bu tartışılır, çünkü genellikle yaşananlardan sonra  görülür ki aslında bu ifade tam tersi de olabilir. Aynı bahsettiğim filmde Jim Carrey'nin ana haber spikeri olma rüyasının aslında onun için hiç de iyi ve uygun bir şey olmayışı gibi. Her rüya ya da duamız bizim için iyi değildir ve iyi ki tüm gayretlerimize rağmen gerçekleşmezler. Bunlar bizim egomuzun arzu ve dilekleridir. Halbuki kahramanın yolculuğunu yaparak ulaşacağımız benliğimizin arzu ve dilekleri için benliğimiz ve evren birlikte işbirliği yaparlar ve sonuç çok farklı olur.

 

Evren bize bir şeyi egomuz istediğinde değil o şey bize gerektiğinde, yani benliğimiz için yeri ve zamanı geldiğinde sunar. Buna bizim için kötü olarak tanımladığımız ve kaçınmak için elimizden geleni yaptığımız acı da dahildir. Hâlbuki acı en önemli deneyimdir, çünkü kişiyi büyüten, olgunlaştıran ve benliğine yaklaştıran, ona önce kendisini sonra da başkalarını koşulsuz sevmeyi öğreten bu içerisinde acı olan deneyimdir. Bize kahramanın yolculuğu eşiğini atlama cesaretini kazandıran şey, eşiği atlamadığımız için çektiğimiz acının atlama korkumuzu yenmesidir.

 

İyi ile kötünün yolunda yolunuz açık olsun.

 

© Güneş İlhan, Ekim 2009, İstanbul

Rev. 13.11.2013

               

 

                    

     

tarotdergisi@gmail.com

 

Başa Dön

 

© 2005-2013, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu sitedeki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.

    

Site Meter