Ana Sayfa

Ölünce Yeraltına Gitmek

   

Minchiate Fiorentine Tarot'su 

Ölüm Kartı

    

      

Eğer şanslıysanız, 

hayatınızın bir noktasında tam bir çıkmaza saplanırsınız.

 

  ~ Peter Kingsley ~

       

  

    

Hepinize Merhaba,

 

Geçtiğimiz ay ilginç bir kitaba rastladım. Kitabın adı "Batı Hikmetinin Bilinmeyen Tarihi" ve Peter Kingsley yazmış. Kingsley kitabın bir bölümüne yukarıya koyduğum sözüyle başlamış ve bu sözle ne demek istediğini açıkladıktan sonra da eklemiş: "Şanslı değilseniz, bu noktaya ancak öldüğünüzde gelirsiniz."

 

Daha ilerideki bir bölüme ise şöyle başlamış: "Ölünce yeraltına gitmek bir şeydir; oraya daha yaşarken, bilerek ve hazırlıklı bir şekilde gitmek ve bu tecrübeden bir şeyler öğrenmek tamamen başka bir şey."

 

Yani Kingsley bizim yolculuğumuzu, kahramanın yolculuğunu anlatıyor. Rasyonel düşünce sisteminin hakimiyetindeki Batı'nın mitlerden nasıl arınmış olduğunu, halbuki köklerindeki mistik ve manevi geleneği incelemesi ve anlaması gerektiğini söylüyor. 

 

Tarot, bu mistik ve manevi geleneği anlayabilmemiz için bize sunulmuş önemli bir rehber ve kaynaktır. Mitler ve masallar insan ruhunun yansımalarıdır. Bize kendi potansiyelimizi, varlığımızın eşşiz olanaklarını anlatırlar, Tarot da bunları görülür kılar bizim için. Tarot'nun rehberliğinde Ermiş kartının eşik bekçiliğini yaptığı yeraltı yolculuğunu yapanlar şanslıdırlar, çünkü Joseph Campbell'in dediği gibi fırsatlar bizi orada bekler. Dolayısıyla o en fazla korktuğumuz kartlardan biri olan Ölüm kartı en büyük fırsatları barındıran karttır, eğer ki ölmeden önce ölmeyi başarabilirsek. 

 

Ölüm kartı değişime teslim olmayı öğrendiğimiz aşama, yeniye yer açılabilmesi için eskiyi bırakmayı öğrendiğimiz noktadır. Bir kart açılımında Ölüm kartı çıkıp da soruyu soran kişinin yaşamında bir şeylerin aynı kalması mümkün değildir. Ya yaşam tarzında ya da düşünce tarzında ve tabii gene buna bağlı olarak yaşama bakış açısında ve dolaylı olarak yaşam kalıbında mutlaka bir değişiklik olacaktır. Kişi bunu gönüllü olarak gerçekleştiremezse yaşam onu zorlayacaktır ve mutlaka bir eski arkada bırakılacaktır. Eğer bu süreç farkındalıkla katedilecek olursa ölüm sürecinin asıl amacı olan dönüşüm sürecine doğru bir adım atılabilir.O nedenle burada değişime direnmemek ve onu kabullenmeyi öğrenmek önemlidir. Ve yaşamın bize yeni olarak daha iyisini sunacağına inanmamız gerekir.

 

Bizim için Ölüm, kelimenin çağrıştırdığı gibi vücudumuzun başına bir kereliğine gelip yaşamımızı sonlandıran bir şey değil, aslında yaşamımızda sürekli meydana gelen bir şeydir. İlk okula başladığımızda, okulumuzu değiştirdiğimizde, okuldan ayrıldığımızda, işimizi değiştirdiğimizde, bir ilişkiden ayrıldığımızda, evimizi değişitirdiğimizde, başka bir ülke ya da şehre taşındığımızda, evlendiğimizde ve bir aile kurduğumuzda da biz ölüm sürecini yaşarız. Çünkü bir konum ve koşul değişmiş, yeni bir konum ve koşul gelmiştir. Yeni bir konum ve kimlik edinmişizdir. Artık o eski biz değilizdir.

 

Ölüm'e böyle bakacak olursak belki kartlar eşliğinde değişim yolculuğuna çıkmak bize daha az ürkütücü gelebilir. Belki böylece ölmeyi ve onun uzantısı olarak kendimizi bulmayı başarabiliriz.

 

Yolunuz açık olsun,

  

© Güneş İlhan, Mart 2010, İstanbul

  

 

            

      

tarotdergisi@gmail.com

 

Başa Dön

 

© 2005-2013, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu sitedeki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.

     

Site Meter