Ana Sayfa

      

  

Her Şey Sonunda Yoluna Girer...

    

Her şey sonunda yoluna girer,

eğer henüz girmemişse o zaman sona da ermemiş demektir.

   

~ "The Best Exotic Marigold Hotel" filminden alıntı ~

            

  

Hepinize Merhaba,

 

Geçenlerde yukarıda alıntı yaptığım filmi seyrettim. Tükçeye çevrilmiş adıyla "Marigold Oteli'nde Hayatımın En Güzel Tatili" film festivalinde görmek isteyip göremediğim ve uzun zamandır peşinde olduğum bir yol filmiydi. Hem de yol İngiltere'den Hindistan'a uzanan ve yaşamlarının dördüncü çeyreğini yaşayan insanların yaptıkları gerçekten egzotik ve yaşamaya dair çok zengin bir yoldu.

 

Yol filmi dediğimizde genellikle aklımıza bir arabayla karada yapılan yolculuğun ve bu yolculuğu yapanların öykülerinin anlatıldığı filmler gelir. Aslında bu yol filmlerinde anlatılan, filmin kahramanının ya da kahramanlarının kendi içlerine doğru yaptıkları yolculuklardır. Yani bu filmlerde "kahramanın yolculuğu" anlatılır ve bu hikaye sinemanın icadından önce anlatılmaya başlamış ve başrollerinde Odysseus, Gılgameş ve Perceval gibi kahramanlar oynamıştır.

 

Yol filminde kahraman kimi zaman "hız yapar ve birisine çarpar", kimi zaman "kaza yapar ve yaralanır"; kimi zaman "aracı arızalanır ve bir tamirci bulur ya da kendisi tamir eder"; kimi zaman "benzini biter ve bir önceki benzin istasyonuna geri dönmek zorunda kalır"; kimi zaman yolculuğunun "belirli bir süresince ya da tüm yol boyunca ona eşlik edecek bir otostopçuyu aracına alır"; kimi zaman "fazla bagajlarını atar"; kimi zaman da "yolunu kaybeder ve kendisini hiç de gitmeyi planlamadığı bir yerde bulur," ama yolda her ne yaşanırsa yaşansın o yol ve de yolculuk "bir şekilde" biter . Yolculuk bittiğinde ise ne varmak üzere yola çıkılan hedef ne de varmak üzere yola çıkan kişi aynı değildir. Çünkü kişi yolculuk boyunca yaşadığı deneyimler sonrası değişmiş ve dönüşmüştür, dolayısıyla varmayı düşündüğü yer ile vardığı yer de - mekan aynı olsa bile anlamsal olarak - farklılaşmıştır.

 

Yukarıdaki tırnak işareti içerisindeki ifadeleri sembolik olarak düşündüğümüzde hepimiz o ifadeler yerine kendi yaşamımıza özgü ifadeler yerleştirebiliriz. Yol boyunca yapılan kazalarda alınan yaralar her birimize özeldir. Hepimizin fazla bagajının içeriği farklıdır. Hepimiz benzin için farklı zamanlarda farklı istasyonlara döneriz. Kimimiz için Ay ön planda iken kimileri için Asılan'dır en uzun süreli molanın verilmesi gereken durak. Kimimizin yol arkadaşı yol boyunca ona eşlik ederken, kimimiz daha çabuk koyuluruz yolun tek başına olan kısmına. Kimimiz birisine Kule'de ya da Araba'da çarparız, kimimiz ise Şeytan'da.

 

Tüm hikaye, tüm senaryo ve tüm oyuncular özel ve farklıdır her birimiz için, ama hepimiz için aynı olan bir şey vardır, o da bizimle birlikte yolculuk yapan Büyük Arkana'dır. Büyük Arkana bize bu yolculukta kendi sembolik dili ile eşlik eder ve bilincimiz (egomuz) ile bilinçdışımız arasındaki tercümandır. Aslında kartların söyledikleri her şeyi bizim kendi bilinçdışımız söyler ama biz bilinçdışımızın kullandığı dile yabancıyızdır, çünkü bilincimizin  kelimeleri harflerden, bilinçdışımızın kelimeleri ise sembollerden oluşur ve bu sembolleri anlamanın yolunu da biz Büyük Arkana sayesinde buluruz.

 

Büyük Arkana'daki 22 kartın her biri resimleriyle bize yaşam yolumuzdaki bir evreyi anlatır. Bize o evrede neler yaşıyor, nelerle karşılaşıyor ve neler hissediyor olabileceğimizi gösterir. Bizi yol üzerindeki tuzaklardan ve tehlikelerden haberdar eder ve beraberinde çıkış yollarını gösterir. Ve kendimizi ne kadar karanlıkta ve çıkmazdaymış gibi hissediyor olursak olalım bize söyledikleri şudur: "Her şey sonunda yoluna girer, eğer henüz girmemişse o zaman sona da ermemiş demektir."

 

Yolculuklarınız bol, yolunuz açık olsun.

   

© Güneş İlhan, 14 Temmuz 2012, İstanbul

     

         

tarotdergisi@gmail.com

Başa Dön

© 2005-2013, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu sitedeki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.

Site Meter