Ana Sayfa

Öfke ve Nirvana 

          

“Sadece şunu belirtebilirim ki geçmiş güzeldir, 

çünkü kimse asla o sırada bir duygunun farkına varmaz.

O duygu sonradan açılır, 

dolayısıyla biz şimdiye dair değil geçmişe dair olan tam duygulara sahibizdir.”

  

~ Virginia Wolf ~

                    

 

 

 

  

Hepinize Merhaba,

 

Asılan kartına geldiğimizde başarmamız gereken kendimizi ölmeye bırakabilmektir.  Böylece yeniden doğmaya giden dişil yola tam anlamıyla koyulmuş oluruz. Bu dişil yol tuzaklarla doludur. Üstelik bu tuzaklar eril yolda olduğu gibi görülür değil, bilakis örtülü ve baştan çıkarıcıdır.

         

Ölüm kartında bildiğiniz gibi bir iskelet vardır. Bunun anlamı şudur: artık eski vücut bırakılacak, iskeletin üzerine yeni bir vücut geçirilecektir. Ne var ki eski vücudu bırakmak o kadar da kolay değildir, bırakırken sıyrılan her bir parça canımızı acıtır. Hatta o kadar acıtır ki biz onu sıyırmaktan vazgeçip geri yapıştırsak diye düşünürüz. Şeytan'ın Ölüm'den sonra gelmesi bu yüzdendir. Şeytan bir tuzak olarak yolumuzu bekler. Şeytan'ın tuzaklarından biri de Virginia Wolf'un yukarıda bahsettiği gibi geçmişte hissettiğimiz duyguların bugün farkına varacak olmamızdır ki bu duygu da bu süreçte genellikle "öfke"dir. 

        

O öfkeyi zamanında duyamamış, ifade edememiş dolayısıyla da ondan özgürleşememişizdir. Şimdi ise onu tüm şiddetiyle duyarız, ama zaman öfkemizi ifade etmemiz, yani asıl merciine yöneltmemiz ve o duygunun onu duyduğumuz an gereğini yapıp yaralanmaktan kurtulmamız için çok geçtir. O nedenle de öfkemizle baş başa kalırız. Onunla ne yapacağımızı, onu nereye koyacağımızı bilemeyiz. Burada birkaç seçeneğimiz vardır. O öfkeyi yanlış yere yöneltebiliriz ki bu Şeytan'ın manipülasyon yönü olur; o öfkeyi duymamak için kendimizi bağımlılıklara bırakabiliriz ki bu da zaten Şeytan'ın kendisidir; o öfkenin enerjisini dönüştürüp gücünü Kule'yi yıkmak için kullanırız ki bu en hayırlısıdır.

 

Kule'nin yıkılışı iskeletteki eski vücudun "cart" diye sıyrılışı gibidir. Darbesi güçlü olur, ama bir seferde olur biter. Tabii bu gerçekleşinceye kadar Ölüm'le Şeytan arasında kaç kere gider geliriz, Allah bilir! Defalarca gitmiş gelmiş, ama sonunda Denge'yi tutturmuşuzdur. Shunryu Suzuki şöyle der: "Bir değişimin ortasındayken mükemmel bir dengeyi bulmak nirvanayı bulmaktır." Yıkımın siddetinden dolayı şu anda bunu hissedemiyor olsak da Kule aslında bize bunu müjdeler, çünkü ardından Yıldız gelmektedir. Yıldız gençlik pınarını, yani yeni vücudu simgeler. Eğer ondan sonraki Ay kartında yeni vücudumuzu kabullenecek olursak yeniden doğarız. 

 

Ay kartı bir ayna gibidir, yeni vücudumuz bize Ay kartında görünür ve beraberinde bu yeni vücutla insan içerisine çıkma korkusu yaşarız. Bu nedenle de atlaması zor bir eşiktir. Aynı Ölüm'de eskisini sökmekte zorlandığımız gibi Ay'da da yenisini giymekte zorlanırız. Ama giyersek armağanı büyük olur, çünkü yeni hayatımıza doğacak olan Güneş bizi beklemektedir. Eşiği atladığımız an Güneş doğacak ve yeni Dünya'mıza giden yolu aydınlatacaktır.

 

Güneşiniz bol, yolunuz açık olsun.

 

© Güneş İlhan, 21 Ocak 2014, İstanbul

     

         

tarotdergisi@gmail.com

Başa Dön

© 2005-2014, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu sitedeki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.

Site Meter