Ana Sayfa

 

 

Ölüm Ne Yana Düşer?

  

"Yüreğini kolla, Aureliano," dedi Albay Márquez, "Ölmeden çürüyorsun."

~ Gabriel García Márquez ~

          

  

Hepinize Merhaba,

 

Yazıma başlıktaki soru ile başlayayım istedim, “Ölüm ne yana düşer?” Bu aslında Omega Yayınlarından çıkmış, ölüm olgusuna ve onun çeşitli kültür ve dönemlerde ele alınış biçimine dair derleme bir kitabın adı. Kitabın arka sayfasında kitaptan bir alıntı bulunuyor ve diyor ki:

- Ölümle ilgili bir soru sorabilir miyim?

Efendi şöyle dedi:

- Henüz hayatı bilmiyorsun, ölümü nasıl bilebilirsin?

 

Ama aslında hayatı bilebilmek için ölümü bilmek gerekir, çünkü hayatımızı anlamlı kılabilmemizin yegâne yolu ölümü bilmek, ona bakmak, onu tanımak ve onu hayatımızın ana gerçekliği olarak kabul etmekten geçiyor. Belki burada Platon’un Phaidon’unda düştüğü şu notu hatırlamakta yarar var, “Ne yazik ki insanlar felsefeyle doğru şekilde uğraşanların tek amacının ölmenin ve ölümün pratiğini yapmak olduğunun farkında değiller.”

 

Gün batımı bizim için önemlidir, genelde ondan bahsederiz. Gün doğumunu izleme arzumuz, o da çok güzel olmasına rağmen, daha az dile getirdiğimiz ve daha az gerçekleştirdiğimiz bir şeydir. Ama gün batımı öyle mi? Oturur, hayranlıkla ve o anbean değişen tüm renkleriyle onu izleriz. Gün batımı bizim için önemlidir, çünkü kendi gün doğumumuzu, yani yeniden doğuşumuzu belirleyecek olan nasıl battığımızdır. Güzel batarsak, güzel doğarız.

 

Bunu gerçek ölümümüz olarak düşünecek olduğumuzda, hep aklıma Stephen Covey’in "Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı" isimli kitabında ‘cenazenizi hayal edin’ deyişi gelir. Burada gün doğumumuzun nasıl olacağı, ölürken geride kalan insanlara ne kadar ışık ve ilham olabildiğimizde gizlidir.

 

Ölümümüzü sembolik olarak düşünmek için ise, gelin ölümün ne yana düştüğüne tarot kartlarımızın diliyle bakalım ve bunun için Asılan, Ölüm, Denge, Şeytan ve Kule kartlarını önümüze koyalım.

 

 

Ölüm bir Kılıç Onlusu gibi aniden gerçekleşen, bazen de prematüre ve zamansız olan bir olay değildir. O doğal gelişen bir süreçtir ve bize geliyorum der. Bunu kimi zaman bangır bangır bağırarak kimi zaman da hafifçe fısıldayarak yapar. Burada bu çağrıyı duymak ve ölmeye yatabilmek önemlidir. Bunu duymazlıktan gelir ve direnecek olursak o zaman Ölüm Asılan'a düşer, ölemeyiz. Hâlbuki içinde bulunduğumuz durumun yeni bir can bulamadığı, hayatın bizi bu durum karşısında diz çökmeye ve bırakmaya çağırdığı noktada gereğini yapabilmemiz gerekir ki Asılan ile Ölüm ilişkisini İmparatoriçe ile İmparator ilişkisine dönüştürebilelim. Yeni (İmparatoriçe) yapıya (İmparator) yer açılabilmesi için, eski -tohuma kaçmış- yapının (Asılan) yıkılması (Ölüm) gerekir.

  

Bazen de ölürüz, daha doğrusu görünüşte ölmüş gibi yaparız. Ama Ölüm'ün bir ifadesi de bıraktığımız şeyi öylelikle bırakamayacağımız, onunla helalleşmemiz ve yasını tutmamız gerektiğidir. Bu helalleşme ve yas tutma, yaşamakta olduğumuz ölüm sürecinin bize öğretmek istediklerinin farkına varmak, neden teslim olmak ve diz çökmek zorunda kaldığımızı kavramak, bu farkındalık ve kavrayış sonucu kaybettiğimizi düşündüğümüz şeyler (yıllar, insanlar, yaşamlar) için kendimizi keşkelere kaptırmak yerine hayatın bize öğrettiklerine şükranlarımızı sunarak yolumuza devam etmektir. Şeytan ise bunları yapmaktan kaçındığımız, gölgemizle yüzleşmek yerine kendimizi uyuşturacak aşırılıklara meylettiğimiz, kendimizi bu farkındalıklardan mahrum bırakmayı ve şeytanın oyuncağı olmayı seçtiğimiz bir süreçtir. Ve biz bunu yapmayı seçersek Ölüm Şeytan'a düşer.

  

Hâlbuki Ölüm sürecini Şeytan'ın aksine, Denge ile ruh rehberimizin izinde tamamlamak, yani Ölüm'ün Denge'ye düşmesi, bizim Kule'yi duvarlarına çarpan bir yıldırım gibi değil, kendi vurduğumuz bir balyoz gibi yaşamamızı sağlar. Gökkuşağını temsil eden Denge, ışıklarını gün batımımıza yansıtır ve böylelikle Yıldız'ın umut ışığı önümüzde daha kolay belirir.

 

 

Ama bu bizim rehavete kapılmamıza sebep olmamalıdır, çünkü daha gün doğumuna kadar önümüzde pusuya yatmış Ay vardır.

         

Tüm gün batımlarınız görkemli, yolunuz açık olsun.

Güneş İlhan, 31.05.2019, İstanbul

     

         

 

"Ölüm yanılsamanın yok edilmesi ve gerçeklikle uzlaşmaktır."


~ Manly P. Hall ~

 

 

tarotdergisi@gmail.com

Başa Dön

© 2005-2019, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu sitedeki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.