Ana Sayfa

      

Tarot Art Nouveau Aşıklar Kartı

 

Şeytanımızla Uzlaşmak

  

İki kişiliğin bir araya gelişi iki kimyasal maddenin birbirleriyle temas etmeleri gibidir; 

eğer bir reaksiyon meydana gelirse, ikisi de dönüşür.

 

~ Carl Gustav Jung ~

          

 

   

Hepinize Merhaba,

 

Biraz Aşıklar ve onun gölgesi Şeytan kartından bahsedelim. Çünkü sevmek, gölgemizle uzlaşmak ve hem kendimizi hem de karşımızdakini olduğu gibi kabul etmek, başarmakta her daim zorlandığımız bir şey. Onun için bu tema üzerine ne kadar konuşsak az.


Nathaniel Branden Aşkın Psikolojisi isimli kitabında şöyle söylüyor: "Aşık olduktan, kendilerini birbirlerine verdikten ve güçlerini birleştirmeye karar verdikten sonra çiftler, insanın karşılaşabileceği en korkutucu zorluklardan biriyle karşı karşıya kalırlar: ilişkilerini sürdürebilmek."


Jorge Bucay ve Silvia Salinas'ın birlikte yazdıkları "Gözleri Açık Sevmek" isimli kitapta ise şöyle bir ifade var: "Çiftler kendilerini bir araya getiren aynı nedenlerle ayrılır."

Bunun sebebi karşımızdakine aşık olurken aslında kendimizde yadsıdığımız ve uzlaşmayı reddettiğimiz gölge yanımıza aşık olmamızdır. Gölge bizim kişiliğimizin negatif yönüdür, bu negatif ifadesini bazen olumsuz olarak değil de, aynı bir fotoğrafın negatifi gibi de anlamak gerekir. Gölgenin mutlaka hoş olmayan, kötü bir yön olması gerekmez ama biz benliğimizin bu yönünü kendi yaratmış olduğumuz imajımızda koyacak bir yer bir türlü bulamayız, çünkü bunu yaptığımız takdirde o yarattığımız güzelim imajımız darmaduman olacaktır. Biz ise bununla nasıl başa çıkacağımızı bilememekte ve  ona bir zarar gelecek diye ölesiye korkmaktayızdır. Halbuki o yaratmış ve sergilemekte olduğumuz imajımızı ellemeyip ona tutunup kaldığımızda her şey sütliman, karnemizdeki hal ve gidiş ise (bize göre) hep pekiyidir, ama özgünlüğümüz sıfır çeker.

 

Örneğin rahatça hayır diyemeyen bir insansak, başkasının bunu diyebiliyor olması ilk anda bizi cezbeder. Çünkü bu özlemini duyduğumuz bir şeydir, ama yaparsak başkaları tarafından iyi bir insan olarak görülmeme olasılığı vardır ve biz bundan vazgeçemeyiz. Bunu kendimizde içselleştiremediğimiz, o yönümüzle yüzleşip günlük yaşamımıza uyarlayamadığımız için de birlikte olduğumuz kişinin bu 'hayır'ları bir süre sonra bize batmaya başlar. Biz ona 'evet' derken o bize nasıl 'hayır' diyebilir. Ardından gerçekten olumsuz gölgemiz devreye girer ve ilişkiyi sabote etmeye, karşımızdakini bize hayır dediği için suçlamaya başlarız. Halbuki biz onun 'hayır'ına aşık olmuşuzdur, ama 'hayır'ını sevmeyi, yani kendimizi, kendimizin hayır diyebilme potansiyelini sevmeyi başaramamışızdır.

 

Bunu burada, yani mevcut ilişki içerisinde, ya da ilişki çok yıprandıysa o ilişki sonrasında kendi kendimize kaldığımızda çözemediğimiz takdirde başka bir ilişkiye girmek nafiledir. Çünkü eski ilişkideki 'hayır'ın yerini yeni bir tema alacaktır. Kimbilir belki de bu sefer bizi cezbeden tema herkese ve her şeye 'evet' demek olacaktır. Ama bir süre sonra bize her şey için 'evet' denirken başkalarına da her şey için 'evet' deniyor olması sorun olacaktır, çünkü gene kendimizi görüyor ve bu sefer karşımızdaki imrendiğimiz bir şeyi yaparak değil de kurtulmak istediğimiz bir şeyi yaparak bizi bize yansıtıyor ve bizi sinir ediyor olacaktır.

 

Dolayısıyla sağlıklı bir ilişkide aslolan o ilişkinin içerisindeyken kendimiz olabilmek ve kendi gölgemizle karşımızdaki kişi üzerinden savaşmak yerine kendi üzerimizden uzlaşmaktır.

 

Uzlaşılarınızın bol olması dileğiyle, yolunuz açık olsun.

 

© Güneş İlhan, 19.09.2013, İstanbul

 

    

 

tarotdergisi@gmail.com

Başa Dön

© 2005-2016, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu sitedeki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.

Site Meter