Ana Sayfa

29 Ekim 2013

  

Sükûnette bilgelik ve akıllılık yatar,

yontulmamış mermerdeki heykel gibi.

 

~ Aldous Huxley ~

          

  

Hepinize Merhaba,

 

Türkiye Cumhuriyetimiz 90 yaşında ve 29 Ekim 2014 tarihine kadar orada kalmak üzere bir Ermiş yılına girdi.

 

Cumhuriyetimiz sayısı 9 olan bir kartın yılına girerken biz onun 90. yılını kutluyoruz ve bir de bakıyoruz Cumhuriyetimizin kuruluş yılının kartı Ay ve bu kartın sayısı 18. Yani Türkiye için bu yıl bütün göstergeler 9 sayısını işaret ediyor, çünkü 90 sayısı da, 18 sayısı da rakamları kendi aralarında toplandığında 9 sayısı elde edilen sayılardır => 9+0=9 ve 1+8=9.

 

Konuya dair ara bir not düşecek olursak, ne ilginçtir ki Mustafa Kemal Atatürk'ün dünyaya geldiği günü tam olarak bilemesek de, dünyaya geldiği yıl olan 1881 de sayısı 18=> 9 olan bir yıldır.

 

Diğer dikkat çekici nokta ise bayrağımızla ilgilidir. Bayrağımız ay ve yıldızdan oluşur, aynı Ay kartının ayı ve Ermiş'in fenerinin içerisindeki yıldız gibi. Bu da bize tesadüf diye bir şey olmadığını bir kere daha vurgular.

  

 

Bir kişinin doğum sayısı - ki ülkemiz söz konusu olduğunda bu Cumhuriyetimizin kuruluş sayısıdır - 22'den küçük ise ilk iki haneli olanı dışa karşı duruşunu, davranışını, yaklaşımını, dışarıda bıraktığı izlenimi ve yaptığı etkiyi betimler. Bu sayının rakamlarının toplamı ile elde edilen sayı ise kişinin öz doğasını, içsel yapısını, yani "Benim bu dünyadaki misyonum nedir?" diye zaman zaman sorduğumuz sorunun cevap anahtarını temsil eder. Bu ikinci sayı üstelik bir de Ermiş gibi bir kart olursa, "Ben kimim?" sorusu daha da bir önem kazanır. Birinci sayı olan Ay kartı ise işi derinliklerle ve gizli tuzaklarla olan bir karttır. Bu yönden baktığımızda belki neden ülkemizde güçlü bir derin devlet kavramının hâkim olduğunu ve niçin komplo teorilerine bu kadar çok ilgi gösterdiğimizi anlayabiliriz.

 

Bunun yanısıra "Dünyamızın Acı Eşiği Ne Kadar Yüksek?" başlıklı yazımda paylaştığım ve ne zaman Ermiş ve Ay konusunda yazsam tekrarlamaktan kendimi alamadığım, “Genellikle eşikten atlamamanın acısı, atlamanın korkusunun üstüne geçmedikçe bu eşikten atlamayız ve maalesef biz insanların bu noktadaki acı eşiği inanılmaz derecede yüksektir...” ifadesi bu sene ülkemiz için sık sık aklımıza gelebilir, çünkü yaptığımız ve yapacağımız kahramanın yolculuğunu betimleyen 22 Büyük Arkana kartı içerisinde iki tane eşik atlama kartı vardır, bunların biri Ermiş diğeri ise Ay'dır. Dolayısıyla her iki kartta da eşik atlama korkusu ön plana çıkar ve bu da ülkemizde değişime ve farklılığa karşı duyulan korkunun neden bu kadar ölesiye büyük olduğunu açıklar.

 

Time dergisinin dünya edisyonunun genel yayın yönetmeni Ishaan Tharoor, 29 Ekim 2013 için "Atatürk'ü hatırlamak: Türkiye'nin kurucu babası TIME'ın dördüncü sayısında yer aldı" başlıklı özel bir yazı kaleme almış. O yazıda 24 Mart 1923 tarihinde Atatürk (o zamanlar Mustafa Kemal Paşa) için yapılan nitelemeler yinelenmiş ve bunların içerisinde bir tanesi var ki şöyle, "Halkın sahip oldukları özelliklerin farkına varmalarını sağlayan ve düşünce ve eylem özgürlüğü getiren." 

 

Bu ifade hem Ermiş'in hem de Ay'ın temalarının ifadesidir. Ermiş kendimizin ve kim olduğumuzun farkına varıp başkalarının bize dayatmaya çalıştıklarından özgürleşmemizi, Ay ise korkularımızdan özgürleşerek yaratıcı potansiyellerimizi derinlerden bularak çıkartmamızı ve yaşam sahnemize uyarlamamızı ister.

Dolayısıyla Türkiye'nin Bir Ermiş yılı olan bu seneki temaları gerçekte kim olduğunu keşfetmek, sahip olduğu farklılıkları ve zenginlikleri kavramak, yeni bir rol modeli olmak ya da bulmak, başkalarına rehber olmak ya da kendisine yeni bir rehber bulmaktır. Bunu yaparken Ay ışığından yararlanması ve ayın karanlığından korkmak yerine gündüz güneş ışığının parlaklığının gözümüzü alması nedeniyle göremediğimiz bazı şeyleri Ay ışında görmemizin mümkün olabileceğini aklından hiç çıkartmaması gerekir.

 

Bir sonraki kart olan Kader Çarkı ile yeni bir döngü başlayacak, temalar daha fazla hareketlenecek ve zamanı temsil eden Kader Çarkı beraberinde yeni görevler getirecektir. O nedenle Ermiş yılı derlenip toparlanma ve geçmişin özellikle de son dokuz yılın döngüsünün muhakemesini yapma yılıdır. Bu aynı zamanda yeni bir yola çıkarken bavul hazırlamak gibidir. Beraberinde ne götürmek istediğini bulabilmek için üzerine hangi giysilerin olduğunu, hangilerinin üzerinde güzel durduğuna bakar, kendi özgün kimliğini yansıtanları yanına alırsın. Bu yılın kendi özgün kimliğini bulma yılı olması doğal olarak beraberinde bir kimlik bunalımına girme olasılığını da barındırır. 

           

Bu kendini ve vardığın noktayı muhakeme etme sürecinde ülkemizin atacağı her olumlu ve yapıcı adım onun 2014 yılında dünyamızın gireceği Araba yılından daha salimen çıkmasına yardımcı olacak ve yola kahramanca çıkan ama kendilerini bilmedikleri için yolları trajik birer düşüşle sonlanan Icarus ya da Bellerophon ile aynı kaderi paylaşmasını önleyecektir. 

 

Tüm bu süreçte yönümüzü belirleyebilmek için nereye işaret ettiğine bakılacak olan rehber Ay'ın Ermiş'in fenerindeki yıldıza yansıyan ışığıdır. Dahası yalnızca bu yıla mahsus olmayan, yani ülkemizin misyonu olan şey "korkunun yolunu katederek kendi ışığını bulmak ve başkalarına da ışık olmaktır," çünkü Ermiş'in misyonu budur. Ermiş bu misyonu kendi kendine kalarak, gereğinde inzivaya çekilerek, başkalarının dayatmaya çalıştıklarından özgürleşerek, kendi değerini bularak ve daima kendisine sadık kalarak yapar. Bunu yapabilmek için "muhtaç olduğu kudret" kendisinde mevcuttur.

 

Ancak bu başkalarından ve onların dayatmalarından etkilenmeme durumunu yanlış okumamak, yeri geldiğinde rehberlik edilmesine de izin vermek  gerekir, çünkü aksi takdirde "olmadan oldum, pişmeden piştim" yanılsaması, öz doğası bilgelik için çabalama ve bağımsızlığını koruma olan hümanist Ermiş'in Ay kartının hilelerine kanıp sebat edeyim derken katı bir inat, tedbir alayım derken şiddetli bir korumacılık, bilgelik edeyim derken de din bezirgânlığı tuzaklarına düşmesine ve Ay'ın karanlığında kalıp kendi yıldızının ışığıyla bir türlü aydınlanamamasına ve aydınlatamamasına sebep olabilir.

 

O nedenle bu yıl Thales'in dediği gibi kendimizi bilmek gerekir.

 

Kendimizi bilme yolunda yıldızımız bol, yolumuz açık olsun.

          

© Güneş İlhan, 30.10.2013, İstanbul

     

         

tarotdergisi@gmail.com

Başa Dön

© 2005-2013, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu sitedeki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.

Site Meter