Güneş İlhan ve Yazıları

 

Kart Açılımları

Günün, Ayın, Yılın 

ve Doğum Günü Kartını çekmek için tıklayın.

 

 
Tarot Danışmanlığı

 Tarot Dersleri

Tarot Seminerleri
 

Sözler ve Notlar

 Alıntılar
 

 

 

 
İnanna'nın Yeraltı Dünyasına İnişi Açılımı
 

 

Tarot ve Tarihçesi

Tarot Kartları

Kahramanın Yolculuğu

Büyük Arkana Kartlarının Diliyle Kahramanın Yolculuğu

Diğer Yazılar

Kitaplar

4 Element Testi

 Dergi içi Arama

Mitoloji ve Sembolizm 

Kendi Mitolojimiz 

Astroloji Dergisi
Barış İlhan Yayınevi
Ayşem Aksoy
 

Bilim, fizik dışı fenomenler üzerinde çalışmaya başladığı gün, bir on yılda varoluşundan beri geçen yüzyıllardan çok daha fazla gelişme kaydedecektir.

 

~ Nikola Tesla ~

 

 

 Güç kartımız için bir soru:

"Hayatıma bir gün daha ekleyemem, ama günüme bir hayat ekleyebilir miyim?"

A question for our card the Strength:
"I cannot add one more day to my life, but can I add life to my day?"

 

 

            


           

                    

   "Gerçek güç günün her saniyesi güçlü olman gerekmediğini bilmektir."
“True strength is knowing that you don't have to be strong every single second of the day.”

~ Mandy Hale ~

 

   

Hepinize Merhaba,

 

Güç kartı Kahramanın Yolculuğu'nun Meydan Okuma / Zorlu Görev aşamasının üçlü kart grubunun (X Kader Çarkı - XI Güç - XII Asılan) ikinci kartıdır.

 

Yolculuğumuzda bu noktaya kadar güçlü ve olgun bir ego geliştirmek önemlidir, çünkü bu güçlü ego bize gölgemizle yaşayacağımız yüzleşme için lazımdır. Ermiş'le atladığımız eşikle yolculuğumuz artık bizi derinlere, yani karanlığa doğru götürmektedir. Ortalık henüz karanlık olmasa da içimizdeki karanlık Güç kartı ile birlikte yavaş yavaş kendini ortaya çıkartacak ve paradoksal bir biçimde bu karanlık, Güç kartı gibi yaşam enerjisi, tutku ve kendini adama arzusu dolu bir aydınlıkla kendini göstermeye başlayacaktır. Burada karşılacağımız ve yüzleşmek zorunda kalacağımız karanlık yönümüz içimizdeki vahşi doğa, içimizdeki hayvandır. Ama bu yüzleşme asla engelleme ve bastırma yoluyla olmamalıdır. Hajo Banzhaf'ın da dediği gibi "karanlık yönümüzle, içsel vahşiliğimizle uğraşırken ve içsel hayvanımızla yüzleşirken ona katılık veya şiddetle yaklaşmak kadar, onu küçümsemek ya da onu engellemek ve bastırmak da aynı oranda uygunsuz olacaktır." Aksine ona dikkatle ve dostça yaklaşmamız ve onu böylelikle bizim için bir müttefiğe ve yardımcı güce dönüştürebilmemiz gerekir.

 

Dolayısıyla burada alınacak en iyi tavır bu hayvanın bize rehberlik etmesine izin vermektir. Burada ejderhayı dişil yöntemlerle, yani onu kabul ederek ve kucaklayarak fethetmek gerekir. Artık tüm kalbimiz ve ruhumuzla konuya dahil olmalı, bir önceki kart olan Kader Çarkı'nın önümüze koyduğu deneyime tüm kalbimizi açmalı ve bu deneyimden kaçmanın bir çözüm getirmeyeceğini anlamalıyız. Tabii burada belirsizlik ve rahatsızlık yoğun basar, çünkü gölgeler diyarına doğru yol alıyoruzdur. Bu diyarda yol almak cesaret ve güç ister, çünkü kendimizin bizim için bilinmeyen olan, ama gerçekten güçlü bir yönüyle karşılaşıyoruzdur. En önemlisi bizi buraya kadar getiren, bize egomuzu geliştirten eril prensip, bu kartla yerini dişil prensibe bırakıyordur. Kendimizi erilden dişile bırakmak bizi korkutur, çünkü buraya kadar dış dünyadaki eril kazanımlarımızı dişil güçle sağlama almak durumunda olmak bizi iliklerimize kadar utandırır. 

 

Karanlık yönümüzle yüzleşme sürecinde bugüne kadar hep başkalarını olmakla suçladığımız nitelikler bizim niteliklerimiz olarak karşımızda belirirler; iradesiz, yapmacık, bağımlı, korkak, başkasının hakkını yiyen, zayıf, arzularına yenilen, güvensiz vb. Belki öyle düşündüğümüz gibi asil, yardımsever ve iyi değilizdir. Hatta dırdırcı, kötü niyetli, miskin veya hırslıyızdır. Ama bu yüzleştiğimiz saklı nitelikler, hep yıkıcı olacak diye bir kaide yoktur, bunların arasında egomuzla temasa geçmeye çalışan ve Güç kartımızın temsil ettiği, yıkıcı görünen, ama aslında bizim için yapıcı olup yalnızca ortaya çıkana kadar bizi huzursuz kılan güçler de olabilir. İşte bu noktada, hayvansal doğamızla yüzleşmeye başladığımız zaman yapmamız gereken, ne onu bastırmak, ne de kontrolü tümüyle ona bırakmaktır. Onunla uzlaşmak ve onu ehlileştirerek yaşamımıza, ilişkilerimize dahil etmektir. 

 

Bu kartın duygu teması kendini tümüyle yaşıyor hissetmek, tutkuyla bağlanmak, tüm varlığınla mücadeleye girişmek ve – gerektiğinde – pençelerini çıkartmaktır. Bu da yaşamı keyifle kabul etmeyi, cesareti, mücadele azmini, kendini adamayı ve taahhüte girmeyi gerektirir.

 

Yalnız bu kart bizi aşırılıklara ve kontrolü imkansız davranışlara da götürebilir ve aslanın ağzını hiç kapatamayabiliriz. Halbuki aslana ağzını ne zaman açıp ne zaman kapatacağı öğretmek için bu aşamadayızdır. O nedenle de Güç kartının kibre kapılmamaya dikkat etmemiz konusunda bize önemli bir çağrısı vardır. Çünkü Güç, sahip olduğu enerji ile bize her şeye muktedir olduğumuz hissini yaşatır, ama bir sonraki kartın Asılan olması  asla bu yanılgıya düşmememiz gerektiğinin işaretidir.

    

Burada aynı zamanda karşıdan gelecek olanı almaya hazır bir iradeye sahip olmak, pasif kalmamak, ama zamansız ve yersiz de davranmamak gerekir. Bu, Güç kartının rakamlarının toplamına karşılık gelen (XI (11)-->1+1=II) Azize kartının prensibinin yansımasıdır. Güç, içerisinde Azize'yi de barındırır. Onun varlığı ve dişil ay bilinci sayesinde bu içsel güçlerin iradeden ve bilinçten daha güçlü olduğunu kabul etmenin alçakgönüllüğünü deneyimleriz. Bu da bizim bu yolculukta hangi tür ilişki olursa olsun (yaşamın kendisi ile olan ilişki, sevgili, aile, arkadaş ya da iş ilişkisi) kişiyi geliştiren, dönüştüren ve içinde gerçek sevgi barındıran ilişkiler kurmamızı sağlar.

 

Bu ilişkileri geliştirmek, içerisine girmiş olduğumuz yeniden doğmak üzere ölmek sürecinde bize destek olacaktır, ya da biz bu ilişkilere dair farkındalığımızı geliştirdikçe ölüm sürecini bu temele dayanmayan ilişkilerimizde yaşayacağızdır.

  

Yaşamınız yeri geldiğinde teslim olmayı bilen mütevazı bir güç ile dolu ve yolunuz açık olsun. 

 

Güneş İlhan, 01.07.2007, İstanbul

Rev. 10.02.2019

 

    

 

 

 

Bir anlam yaratması, tarafsız doğaya doğru bir yarık açması gereken yegâne hayvanın insan olduğunu anladığımız zaman sevginin özünü de anlamış oluruz. Sevgi, kendi öz varlığını deneyimleyebilmek için yaşamı bulması ve doğa ile arasında bir diyalog yaratması gereken bir hayvanın meselesidir.

 

~ Ernest Becker ~

  

tarotdergisi@gmail.com
Başa Dön

© 2005-2019, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu sitedeki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.